Other Galleries
Comments
Üç gün sonra gelen o telefonun ardından dizlerimin bağı çözüldü.
“Şu an müsaitseniz ofisime gelebilir misiniz?” diye sordu Avukat Nihat.
Sesindeki ciddiyet beni korkutmuştu. Torunumu komşuma emanet edip ilk otobüse bindim. Yol boyunca aklımdan onlarca ihtimal geçti. Acaba Murat benim hakkımda bir şikâyette mi bulunmuştu? Yoksa yanlışlıkla bana ait kalan bir eşyayı mı istiyorlardı?
Avukatın ofisine girdiğimde Nihat Bey ayağa kalkıp elimi sıktı.
“Öncelikle başınız sağ olsun, Meryem Hanım. Kemal Bey sizin hakkınızda bana çok şey anlattı.”
Masasının üzerindeki kalın dosyayı açtı.
“Size anlatacaklarım vasiyetin ek protokolünde yer alıyor. Bu bölüm yalnızca siz işten çıkarıldıktan sonra okunacaktı.”
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“İşten çıkarıldıktan sonra mı?”
Başını salladı.
“Kemal Bey, oğlunun sizi işten çıkaracağını neredeyse kesin olarak biliyordu.”
İçimde bir ürperti oluştu.
Nihat Bey okumaya başladı.
“‘Sevgili Meryem… Eğer bu satırlar sana okunuyorsa, tahmin ettiğim gibi Murat seni evden göndermiş demektir. Bunun için senden özür diliyorum. Seni koruyabilmek adına planımı kimseye anlatamadım.'”
Gözlerim dolmaya başladı.
Avukat okumaya devam etti.
“‘On sekiz yıl boyunca bana çalışan değil, aile oldun. En zor günlerimde evimi değil, hayatımı ayakta tuttun. Kızını kaybettiğinde dimdik durmaya çalıştın ama ben acını gördüm. Torununu büyütürken verdiğin mücadeleyi de gördüm. İnsanların gerçek karakteri, zor zamanlarda belli olur. Sen bu sınavı fazlasıyla geçtin.'”
Artık gözyaşlarımı tutamıyordum.
Nihat Bey dosyadan ikinci belgeyi çıkardı.
“Bu belgeyle birlikte Kemal Bey size şehir merkezindeki iki dairesini bırakmış.”
Ne diyeceğimi bilemedim.
“Bir yanlışlık olmalı.”
“Hayır.”
Belgeleri önüme çevirdi.
“Bunlar noter onaylı.”
Şokun etkisini atlatamadan üçüncü belgeyi çıkardı.
“Bir de bankada sizin adınıza açılmış bir yatırım hesabı var.”
“Ne kadar?”
“Yaklaşık on iki milyon lira.”
Sanki dünya durmuştu.
“Neden?”
Avukat hafifçe gülümsedi.
“Çünkü onun ifadesiyle, gerçek miras kan bağıyla değil, vefayla bırakılır.”
Tam o sırada kapı sertçe açıldı.
Murat öfkeyle içeri girdi.
“Bu kadın burada ne yapıyor?”
Nihat Bey sakinliğini bozmadı.
“Vasiyet okunuyor.”
“Babamın bütün malı bana kaldı.”
“Hayır.”
Avukat belgeyi uzattı.
“Babanız vasiyetini ölümünden altı ay önce değiştirdi.”
Murat’ın yüzündeki renk kayboldu.
“Bu mümkün değil.”
“Neden olmasın?”
“Babam beni mirastan mahrum bırakamaz.”
“Bırakmadı.”
Avukat dosyayı çevirdi.
“Size de önemli bir miras bıraktı. Fakat şartlı.”
Murat dikkat kesildi.
“Şart ne?”
“Öncelikle Meryem Hanım’dan yazılı olarak özür dileyeceksiniz.”
Murat sinirle güldü.Fotoğrafa dokunarak haberi okumaya devam edebilirsiniz.