Koray’ın elindeki kutu titriyordu. Az önce kendinden emin tavırlarla beni aşağılayan adam, kapağı açar açmaz sanki bütün gücünü kaybetmişti. Gözleri büyüdü, nefesi düzensizleşti. Kutunun içinden yalnızca eski, gümüş renkli bir anahtarlık ile katlanmış sarı bir zarf çıkmıştı.
“Bu… Bu nereden çıktı?” diye kekeledi.
Baran sakinliğini hiç bozmadan cevap verdi.
“Onu bana biri emanet etti. Sana ulaşmasını özellikle istedi.”
Koray hızla etrafına baktı. Cansu’nun yüzündeki merak ifadesi bile onu daha da telaşlandırmıştı. Zarfı açıp okumaya başladı. Daha ilk satırda dizlerinin bağı çözüldü.
Ben hiçbir şey anlamıyordum.
“Koray, ne oluyor?” diye sordum.
Cevap vermedi.
Baran bana döndü.
“Aslında bunu sana söylemek zorundayım. Ben gerçekten oyuncuyum. Ama bu kutuyu sana değil, Koray’a ulaştırmam için bana üç ay önce biri ulaştı.”
“Kim?”
“Eski ortağı Murat.”
Bu ismi duyunca Koray’ın eli titremeye başladı.
Yıllar önce birlikte kurdukları şirketin sessiz sedasız kapanmasının ardından Murat yurt dışına taşınmıştı. Koray ise bana, ortağının bütün parayı alıp kaçtığını söylemişti.
Baran devam etti.
“Murat ölmeden önce bir avukata her şeyi anlatmış. Avukat da bana ulaştı. Çünkü Koray’ın oğlunun doğum günü partisinde mutlaka bulunacağını biliyordu.”
Artık havuz kenarında müzik tamamen susmuştu.
Herkes bizi dinliyordu.
Koray zarfı buruşturup cebine koymaya çalıştı.
Baran ise ikinci bir kâğıt çıkardı.
“Onu yok etsen de faydası yok. Bunun kopyası da bende.”
Koray bağırdı.
“Sus!”
Ama Baran konuşmayı sürdürdü.
“Murat mektubunda şirketten para çalan kişinin kendisi olmadığını yazıyor. Tüm belgeleri saklamış.”
Ben olduğum yerde donup kaldım.
Çünkü yıllarca Koray’ın anlattığı hikâyeye inanmıştım.
Şirket battığı için büyük borçlara girdiğimizi, bu yüzden evimizi satmak zorunda kaldığımızı sanıyordum.
Baran çantasından ince bir dosya çıkardı.
“Burada banka dekontları var.”
Koray’ın nefesi kesildi.
Dosyaları gören Cansu şaşkınlıkla ona baktı.
“Koray… Bunlar ne?”
Sessizlik…
Sonunda Koray fısıldadı.
“Ben… açıklayabilirim.”
Ama artık kimse onu dinlemiyordu.
Belgelerde yıllar önce şirket hesabından milyonlarca liranın Koray’ın kişisel hesabına aktarıldığı görülüyordu.
O parayla gizlice bir arsa satın almıştı.
Sonra da bütün suçu Murat’ın üzerine atmıştı.Fotoğrafa dokunarak haberi okumaya devam edebilirsiniz.
1
2
SPONSORLU İÇERİK