“Çünkü az önce yaptığım şey, onun yıllardır sakladığı bir sırrı ortaya çıkarabilirdi.”
Nazan’ın yüzüne baktım. İçimde ilk kez korku değil, garip bir sakinlik vardı.
On dakika önce beni küçümseyen kadın gitmiş, yerine korkudan titreyen biri gelmişti.
“Ne yaptığımı neden bu kadar merak ediyorsun?” diye sordum.
Nazan etrafa baktı. Herkes hâlâ salondaydı ama konuşmalar kesilmişti. Kaan da ayağa kalkmış, şaşkınlıkla bize bakıyordu.
“Ben… sadece…”
Cümlesini tamamlayamadı.
Kaan annesine yaklaştı.
“Anne, ne oluyor?”
Nazan ona cevap vermek yerine bana bakmaya devam etti.
Ben derin bir nefes aldım.
“Az önce beni aile fotoğrafından çıkardığınızda, yalnızca kenara çekilmedim.”
Kaan’ın yüzü değişti.
“Ne yaptın?”
Çantamdan telefonumu çıkardım.
“Telefonum açıktı. Fotoğraf çekmekle uğraşan kuzeninin telefonunu fark ettim. Ben de salondan çıkarken, birkaç dakika önce onunla konuşurken söylediklerini kaydettim.”
Nazan’ın yüzü bir anda daha da soldu.
Kaan kaşlarını çattı.
“Ne konuştu?”
Telefonun ekranını açtım.
“Önce dinlemek ister misiniz?”
Tam o anda Nazan elimi tutmaya çalıştı.
“Hayır!”
Bu tepki her şeyi daha da şüpheli hale getirdi.
Kaan annesine döndü.
“Anne, neden korkuyorsun?”
Nazan gözlerini kapattı.
Ben kaydı açtım.
Kayıtta Nazan’ın sesi duyuldu.
“Fotoğraflarda gelin olmazsa daha iyi. Kimse bir şey fark etmez.”
Ardından başka bir kadın sesi geldi.
“Ya çocuk büyüyünce?”
Nazan’ın sesi bu kez daha alçak çıkıyordu.
“Çocuk büyüyene kadar her şey çoktan unutulmuş olur.”
Kaan bir adım geri çekildi.
“Ne demek bu?”
Kayıt devam etti.
“Zaten bu evin gerçek varisi belli. Mina’nın doğması bazı şeyleri değiştirdi ama bunu düzeltebiliriz.”
Salon bir anda sessizliğe gömüldü.
Kaan bana baktı.
“Bu ne?”
Ben başımı iki yana salladım.
“Ben de bilmiyorum.”
Nazan artık ağlamaya başlamıştı.
“Kaan, ne olur beni dinle.”
“Hayır anne. Önce gerçeği söyle.”
Nazan uzun süre sustu.
Sonra koltuğa çöktü.
“Ben yıllar önce bir hata yaptım.”
Kimse konuşmadı.
Nazan ellerini birbirine kenetledi.
“Sen daha çocukken, babanın ailesiyle yaşanan bir miras meselesi yüzünden büyük bir kavga çıkmıştı. Bazı belgeler kayboldu. Babanın hakkı olan bir mülk başkasına geçti.”
Kaan şaşkınlıkla dinliyordu.
“Benim bununla ne ilgim var?”
Nazan başını kaldırdı.
“Belgelerin bir kopyası bende kaldı.”
Kaan’ın sesi sertleşti.
“Neden?”
“Çünkü yıllar önce o belgeleri kullanarak her şeyi geri alabilecek durumdaydım. Ama yapmadım. Korktum. Aile dağılır diye korktum.”
“Sonra?”
Nazan gözlerini bana çevirdi.
“Sonra evlendiniz. Ve Mina doğunca, o eski dosyaların yeniden ortaya çıkabileceğini öğrendim.”
Şaşırmıştım.
“Neden benim dışarı çıkmamı istedin?”
Nazan ağlayarak cevap verdi.
“Çünkü bugün o belgelerden birini gösterecektim.”
Kaan hemen sordu:
“Hangisini?”
Nazan başını öne eğdi..Fotoğrafa dokunarak haberi okumaya devam edebilirsiniz.